top of page

Büyük Pazar Yerlerinin Yeniden Temas Mantığını Orta Ölçekli Bir İşletmeye Uyarlamak: Katalog, Zamanlama ve Ölçülülük

Writer: Koray Yalçın
Koray Yalçın
4 days ago
6 min read

Bir ürüne bakıp siteden çıktığınızda, birkaç dakika sonra telefonunuza bir bildirim, birkaç saat sonra bir haber sitesinde aynı ürünün görseli, ertesi gün de kişiselleştirilmiş bir e-posta geliyorsa, karşınızda tesadüf değil bir takvim vardır. Türkiye'nin büyük pazar yerleri bu takvimi yıllardır işletiyor ve çoğu kullanıcı artık bunu sezgisel olarak fark ediyor. Orta ölçekli işletme sahipleriyle konuştuğumda sık duyduğum cümle ise şu: "Bu bütçe ve bu ekip bizde yok, o yüzden bu iş bize göre değil."

Ben Koray Yalçın olarak lead yönetimi, CRM, dijital pazarlama ve yapay zekâ destekli satış sistemleri üzerine çalışıyorum; gayrimenkul ve PropTech projelerinden B2B hizmet şirketlerine kadar farklı ölçeklerde ekiplerle çalıştım. Bu yazıda büyük oyuncuların kullandığı teknolojileri tek tek incelemeyeceğim. Onun yerine, o sistemin arkasındaki üç fikri, yani düzgün bir ürün ya da proje kataloğu, zamanlamalı bir yeniden temas takvimi ve ölçülü bir frekans disiplinini, birkaç kişilik bir pazarlama ekibinin nasıl hayata geçirebileceğini anlatacağım.

Büyük oyuncunun avantajı bütçe değil, düzen

Pazar yerlerinin reklam başarısını genellikle bütçeye bağlarız. Oysa dışarıdan bakınca görünen asıl fark, verinin düzenli olmasıdır. Her ürünün kimliği, fiyatı, görseli, stok durumu ve kategorisi tutarlı biçimde tutulur ve bu bilgiler reklam sistemlerine otomatik akar. Kullanıcının hangi ürüne baktığı, ne zaman baktığı ve sonrasında ne yaptığı da aynı düzenle kaydedilir. Bütçe, bu düzenin üzerine konan bir hızlandırıcıdır.

Orta ölçekli bir işletmede çoğu zaman tersi olur: Reklam bütçesi vardır ama ürün bilgileri bir tabloda, fiyatlar başka bir dosyada, müşteri talepleri ise WhatsApp konuşmalarının içinde dağınık durur. Bu durumda hangi platformu seçerseniz seçin, yeniden hedefleme reklamları ya genel kalır ya da yanlış bilgi gösterir. Bu yüzden önerdiğim sıralama her zaman aynıdır: önce katalog, sonra takvim, en son bütçe.

Birinci adım: Reklama hazır bir katalog kurmak

Katalog, dinamik reklamların besin kaynağıdır. E-ticarette bu bir ürün listesi, gayrimenkulde ise proje ve daire tipi listesidir. Hizmet şirketlerinde bile paketlerinizi bir katalog gibi düşünmek işe yarar.

Her kayıtta olması gereken asgari alanlar

  • Benzersiz kimlik: Ürün, daire tipi veya paket için değişmeyen bir kod. Kod değişirse geçmiş davranış verisiyle bağ kopar.

  • Başlık ve kısa açıklama: Reklamda görünecek, abartısız, gerçek bilgi.

  • Fiyat ya da fiyat aralığı: Güncel değilse hiç göstermemek daha iyidir; eski fiyat güveni hızla bozar.

  • Görsel adresi: Tek tip oranlarda, yüksek kaliteli ve gerçek ürünü ya da projeyi gösteren görseller.

  • Durum: Stokta, tükendi, satıldı, rezerve gibi açık bir alan. Satılmış bir dairenin reklamını göstermek, en sık gördüğüm ve en pahalı hatalardan biridir.

  • Kategori: Alternatif önermek için gerekli. Kullanıcı bir ürüne baktıysa benzerini gösterebilmek kategori düzenine bağlıdır.

Kataloğun sahibi kim olmalı?

Kataloğu reklam ajansına bırakmak cazip görünür ama doğru değildir. Fiyatı ve stoku bilen kişi satış ya da operasyon tarafındadır. Benim önerim, katalog alanlarının CRM ya da ürün yönetim sisteminde tutulması ve reklam sistemlerine bu kaynaktan otomatik aktarılmasıdır. Ajans bu kaynağı kullanır, kendi kopyasını oluşturmaz. Böylece fiyat değiştiğinde tek yerde değişir.

İkinci adım: Zamanlamalı yeniden temas takvimi

Büyük pazar yerlerinin akışında dikkat çeken şey, her temasın bir zamana ve bir kanala bağlı olmasıdır. Önce en yakın kanal, yani uygulama bildirimi devreye girer; sonra daha geniş bir alanda görsel reklam gelir; en sonunda kişisel bir mesajla kapanış denenir. Bu mantığı küçük bir ekip için sadeleştirdiğimde genellikle dört basamaklı bir takvim ortaya çıkıyor.

Basamak 1: İlk saat, sahibi belli bir temas

Kullanıcı form doldurduysa, fiyat sorduysa ya da WhatsApp'tan yazdıysa ilk saat insan temasının saatidir. Burada otomasyon, talebi doğru kişiye atamak ve hatırlatma kurmakla sınırlı kalmalı. Sadece ürüne bakıp çıkan, iletişim bilgisi bırakmayan ziyaretçiye ise bu basamakta hiçbir şey yapılmaz; acele etmek takip edilme hissi yaratır.

Basamak 2: Aynı gün, hatırlatıcı görsel

Baktığı ürünü ya da projeyi, yeniden hedefleme kitlesi üzerinden sosyal medyada veya görüntülü reklam ağında göstermek. Burada mesaj satış baskısı değil, hatırlatmadır: "Baktığınız 2+1 daire tipinin kat planı burada" gibi bilgi veren bir içerik, "Son fırsat" diye bağıran bir içerikten daha iyi çalışır.

Basamak 3: Ertesi gün, değer katan içerik

İletişim izni olan kişiye e-posta ya da izinli mesaj kanalından, karar vermesini kolaylaştıran bir içerik gönderilir: karşılaştırma tablosu, sık sorulan sorular, ödeme seçeneklerinin özeti. Gayrimenkulde bu, proje broşüründen çok daha etkili olur; çünkü alıcının o anki sorusuna yanıt verir.

Basamak 4: Bir hafta sonra, alternatif ya da kapanış

Kullanıcı hâlâ dönüş yapmadıysa iki yol var: Ya benzer bir seçenek göstermek ya da temasa nazikçe ara vermek. Bu karar, CRM'deki statüye göre verilmeli. Satış temsilcisi "bütçesi uymuyor" notu düştüyse, daha uygun bir seçenek göstermek mantıklıdır. "Şimdilik bakıyor" notu varsa, daha seyrek bir içerik akışına almak yeterlidir.

Üçüncü adım: Ölçülülük, yani frekans ve izin disiplini

Yeniden temasın en büyük riski, insanları rahatsız etmektir. Büyük platformlar bunu milyonlarca kullanıcının davranışına bakarak ayarlayabilir; orta ölçekli bir işletme ise kuralları baştan koymak zorundadır.

  • Frekans sınırı: Aynı kişiye aynı reklamın gün içinde kaç kez gösterileceğine üst sınır koyun. Düşük başlayıp sonuçlara göre artırmak, tersinden çok daha güvenlidir.

  • Süre sınırı: Her kitlenin bir ömrü olsun. Kısa satın alma döngüsü olan ürünlerde birkaç hafta, gayrimenkul gibi uzun döngülerde daha uzun bir süre makuldür; ama sonsuz takip olmamalı.

  • İzin kontrolü: E-posta, SMS ve mesaj kanallarında yalnızca açık izni olan kişilere yazın. KVKK ve GDPR kapsamındaki aydınlatma ve rıza kayıtlarının CRM'de görünür olması, ekibin yanlışlıkla izinsiz mesaj atmasını önler.

  • Hariç tutma: Satın alan, sözleşme imzalayan ya da "ilgilenmiyorum" diyen kişiyi tüm yeniden temas akışlarından çıkarın. Bu tek kural, hem bütçeyi hem itibarı korur.

Gerçekçi bir örnek: Kuzey Kıbrıs'ta bir konut projesi

Tek bir projeyle satış yapan, üç kişilik pazarlama ve beş kişilik satış ekibi olan bir geliştirici düşünelim. Web sitesinde dört daire tipi var ve ziyaretçilerin önemli bir kısmı yurt dışından geliyor. Bu ekip için uyguladığım sıralama şöyle olurdu:

  1. Dört daire tipini benzersiz kodlarla CRM'de tanımlamak; fiyat aralığı, kat planı görseli ve müsaitlik durumunu bu kayda bağlamak.

  2. Web sitesindeki her daire tipi sayfasına ayrı bir görüntülenme olayı koymak; böylece kimin hangi tipe baktığı ayrışır.

  3. Form ve WhatsApp taleplerini otomatik olarak temsilcilere atamak; saat dilimi farkını hesaba katan bir ilk temas düzeni kurmak.

  4. Aynı gün hatırlatıcı reklamı yalnızca baktığı daire tipiyle göstermek; satılmış tipleri katalogdan otomatik düşürmek.

  5. İzinli kişilere ertesi gün ödeme seçenekleri ve sık sorulan soruları içeren bir mesaj göndermek.

  6. Satış gerçekleştiğinde kişiyi tüm akışlardan çıkarmak ve satış sonrası iletişime almak.

Bu kurgunun hiçbir adımı büyük bir bütçe gerektirmez. Gerektirdiği şey, verinin tek bir yerde ve doğru tutulması, her adımın da bir sahibinin olmasıdır.

En sık yapılan beş hata

  1. Kataloğu reklam paneline elle yüklemek: İlk hafta çalışır, ikinci hafta fiyatlar eskir.

  2. Herkese aynı mesajı göstermek: Ürüne bakan, fiyat soran ve satın alan aynı kitlede kalır; bütçe boşa gider.

  3. Frekans sınırı koymamak: Kısa vadede tıklama artar, uzun vadede marka algısı zarar görür.

  4. İzin kaydını tutmamak: Mesaj kanallarında hem yasal risk hem de hesap kapatılma riski doğar.

  5. Sonucu yalnızca reklam panelinde ölçmek: Panel tıklamayı gösterir; satışı ise CRM gösterir. Yeniden temasın gerçek etkisi, CRM'deki aşama geçişleriyle ölçülmelidir.

İlk 30 gün için sade bir plan

  • 1. hafta: Katalog alanlarını belirleyin, sahiplerini atayın, en çok satan ya da en çok görüntülenen ürünlerle başlayın.

  • 2. hafta: Ürün veya daire tipi düzeyinde görüntülenme olaylarını kurun ve CRM'e talep kaynağıyla birlikte yazılmasını sağlayın.

  • 3. hafta: Dört basamaklı takvimin yalnızca ilk iki basamağını açın; frekans ve süre sınırlarını koyun.

  • 4. hafta: İzinli kişiler için üçüncü basamağı ekleyin, hariç tutma kurallarını test edin ve ilk sonuçları CRM üzerinden okuyun.

Bu planın amacı, ilk ayda mükemmel bir sistem kurmak değil; küçük, ölçülebilir ve geri alınabilir adımlarla ekibin bu düzene alışmasını sağlamaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yeniden hedefleme yapmak için mutlaka e-ticaret sitesi gerekir mi?

Hayır. Gayrimenkul projeleri, eğitim kurumları veya B2B hizmet şirketleri de ürün yerine proje, program ya da paket kataloğuyla aynı mantığı kurabilir. Önemli olan, her teklifin benzersiz bir kimliğinin ve güncel bilgisinin olmasıdır.

Küçük bir bütçeyle hangi basamaktan başlamalıyım?

İlk saat temasından ve aynı gün hatırlatıcı reklamdan başlayın. İlki tamamen ekip disiplinine, ikincisi ise küçük bir yeniden hedefleme bütçesine dayanır. Diğer basamakları sonuçları gördükçe ekleyin.

Kullanıcıyı rahatsız etmeden ne sıklıkla temas kurmalıyım?

Kesin bir sayı vermek yanıltıcı olur; çünkü sektör, ürün ve satın alma döngüsü bunu değiştirir. Benim yaklaşımım düşük bir frekansla başlamak, şikâyet ve geri çekilme sinyallerini izlemek ve ancak satış aşamalarında olumlu hareket görüldüğünde artırmaktır.

Katalog bilgilerini kim güncellemeli?

Fiyatı ve stoku bilen ekip. Pratikte bu, satış operasyonu ya da ürün yöneticisidir. Reklam ekibi veya ajans bu kaynağı okur ama değiştirmez; böylece tek bir doğru bilgi kaynağı oluşur.

Yeniden temasın işe yarayıp yaramadığını nasıl anlarım?

Reklam panelindeki tıklama ve dönüşüm sayıları ilk işarettir ama yeterli değildir. Asıl ölçü, yeniden temas akışına giren kişilerin CRM'de randevu, teklif ve satış aşamalarına hangi oranda geçtiğidir. Bunu akışa girmeyen benzer bir grupla karşılaştırmak, en dürüst sonucu verir.

Koray Yalçın; lead yönetimi, CRM, dijital pazarlama, yapay zekâ destekli satış sistemleri ve gayrimenkul/PropTech alanlarında çalışmaktadır.

 
 
 

Recent Posts

See All

Comments


bottom of page